Peki siz bu 'oyunu' oynamayı bıraktığınızda, oyunun kendisi sizinle oynamayı bırakır mı?
Kafanızın iyi ya da moralinizin bozuk olduğu bir akşam üstü, kırık biten son aşk hikayenizi anımsarsınız birden.
İçiniz burkulur.
Söküp attığınızı, çoktan unuttuğunuzu sanıyordunuz, oysa son aşkınızın tortusu hala içinizdedir işte...
Bir zamanlar çok sevdiğiniz o kişiyi hatırlayınca bir hüzün kaplayıverir içinizi.
Bir zamanlar ne kolaydı kalbinizi vermek... Oysa siz zor yolu seçtiniz, işte ödemek zorunda olduğunuz bedel de bu. Aşk sizin dostunuz olmamıştı asla.
Çok uzun, çok uzun zaman önceydi bütün bunlar.
Tekrar aşık olmak ne kolaydı bir zamanlar... Ama siz, acılara giden zor yolu seçtiniz. Aşk 'kazanmak için' oynadığınız bir oyundan daha öte bir şeymiş meğerse..
Kaybettiniz sonunda! Onun yüzünü görmeyeli yıllar oldu. Kalbinizdeki boşluk hala duruyor.
Sonunda elinizde kalan tek bir şey var:
O sevdiğiniz kişi için hissettiğiniz hüzün!
|
STILL GOT THE BLUES
Used to be so easy to give my heart away
But I found out the hard way
There's a price you have to pay
I found out that love was no friend of mine
I should have known time after time
So long, it was so long ago
But I've still got the blues for you
Used to be so easy to fall in love again
But I found out the hard way
It's a road that leads to pain
I found that love was more than just a game
You're playin' to win
But you lose just the same
So long, it was so long ago
But I've still got the blues for you
So many years since I've seen your face
Here in my heart, there's an empty space
Where you used to be
So long, it was so long ago
But I've still got the blues for you
Though the days come and go
There is one thing I know
I've still got the blues for you |